12 mayıs Mazlumder basın açıklaması ve Şanar Yurdatapan

 

 

Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu  İzmit Sabri Yalım Parkı’nda 108. hafta “Başörtüsüne Özgürlük Eylemi”ni gerçekleştirdi.Eylemde MAZLUMDER Kocaeli Şube Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu  yaptığı selamlama konuşmasında Anayasa Mahkemesinin  meclis toplantı yeter sayısının 367 olması yönündeki kararına atıfta bulunarak artık 367 sayısını  bir komedi  halini aldığını belirtti.CHP ve Teziç’in cumhurbaşkanını halkın seçmemesi gerketiği yönündeki beyanatlarını eleştirdi.

 

Eyleme destek veren düşünce özgürlüğü girişim grubundan Şanar Yurdatapan da cumhurbaşkanlığı seçimleri ve halkın seçmesinden duyulan korkuya değinerek ne olacak peki halk seçmeyecekse cumhurbaşkanlığı babadan oğula mı geçsin diye sordu.Ayrıca eylemde ANAP ve DYP nin tutumları ve CHP nin  Erdoğan Teziç’in cumhurbaşkanını halk seçmesin yönündeki açıklamaları hicvedildi.Eylemde bacın açıklamasını platform adına MAZLUMDER Kocaeli Şube Üyesi Yunus Sorgut yaptı.

 

 

 

 

     108. HAFTA BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK

EYLEM METNİ

 

108 haftadır bu meydandayız her zaman hakkın adaletin yanında olduk. Ve hakkın adaletin yanında olmanın sadece doğruyu söylemek olmadığını var olan yanlışlara karşı çıkmak olduğunun haksızlık karşısında susulamayacağının bilincindeyiz.

 

      Son günlerdeki gelişmeler ise bu davranışımızın ne kadar gerekli olduğunu ortaya koymuştur.demokrasi diye nutuk atanların aslında acıkınca nasılda demokrasiyi yediklerine şahit olduk.ve yine tarih tekerrür etti.

 

Ne yazık ki ülkemizde hep bu handikapı yaşıyoruz.Yine bir CHP klasiği ile karşı karşıya kaldık.. Yine halkın desteğini almayan halkla arasındaki uçurumu kapatacağına darbeden nemalanmaya çalıştı. CHP Başkanı Deniz Baykal’ın yazın olacak seçimler için gerekirse yine otobüslerle vatandaşlarımızı taşırız gafı pek manidardı. Oysa mitingleri düzenleyenler hiç bundan bahsetmemişti. Bizde onları halk sanıyorduk meğer yanılmışız.yine mitinglerin baş kahramanı Tuncay Özkan sadece darbeye çağırmayı yeteli görmediğinden olacak yeni bir ordu kuracağız diyecek kadar ileri gidebilmiştir.

 

 

        ANAP ve DYP ise karşılaştıkları bu demokrasi sınavından sınıfta kaldılar.  Meydanlarda  halktan oy dilenenlerin  halkın seçtiği meclise ne kadar  saygı duyduğu ortada.bu sınavdaki zayıfı kurdukları DP ile kurtaracaklarını sanıyorlar ama bu sınavın bütünlemesi yoktu.

 

 

    Ya   kendilerine hukukçu diyenlerin hukuku nasıl guguğa çevirdiklerine ne demeli.tüm bunlar yetmezmiş gibi başörtüsü yasağının aktörlerinde biri olan YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in  cumhurbaşkanını halk seçmesin iddiası bu karanlık tabloyu tamamladı..Ne yazık ki tüm bu yaygara gürültü kaos  sadece eşi başörtülü olan biri cumhurbaşkanı olmasın.diye .Tabi ki bunda türban yüzde ikinin sorunudur diyen,toplumsal mutabakat deyip sonra bunu kurumsal mutabakat söylemine  dönüştüren ve bu adaletsiz yasağı kaldırmak için hiç bir şey yapmayan  AKP ‘nin  tavizkar tutumunun da etkisi vardır.

 

 

Artık bu komik yasak bitmelidir.Burada türban siyasi simgedir diyenlere sesleniyoruz.Başımızdaki türban değil başörtüsü ve başörtüsü  evet  Türkiye’de siyasi bir simgedir ama başörtüsü takanların değil başörtüsüne takanların ve başörtüsü yasağından nemalananların siyasi simgesidir. Öyle ki bu kesim başörtüsü yasağı olmadan yaşayamaz  söyleyecek bir doğruları olmayan ,hiçbir fikirleri olmayan, düşünce altyapısı gelişmemiş bu kesimin tek bildiği başörtüsü düşmanlığı, papağan gibi aynı sözler aynı şarkı..

 

 

     Tüm bu olanlara karşı başörtüsü yasağına karşı çıkanlar olarak diyoruz ki. Başörtüsü Allah’ın emridir. Siz isteseniz de istemeseniz de yasaklarla yıldırmaya çalışsanız da  başımız Allah’a  bağlıdır ve inandığı gibi yaşamak inançlarının gereğini yerine getirmek hakkımızdır sizden lütuf beklemiyoruz zaten bizim olan hakkımızı istiyoruz ve yasak bitene kadar buradayız.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Resimler

 

 

 

Yorum (1) Yorum yaz!